GÜL DİKENSİZ OLMUYOR


Gazibeğendi’deki Hastane binasından Kuşadası’nın kuzeyine doğru yani İzmir’e doğru yol aldığınızda  Kuştur mevkiine yaklaşırsınız. Bu bölgeye girdiğinizde birden havanın serinlediğini hatta soğuduğunu anlarsınız. Isı, Ada’nın içerisinden belki de beş derece daha düşüktür Kuştur tarafında…

                 

 Kuştur bölgesi, güneydeki tatil sitelerinden, Davutlar ve Güzelçamlı’dan çok daha sakin, ıssız ve sessizdir.

                  Hamdi arasıra Kuştur plajına gelir denize girer. Buradaki plajın insan sayısı daha azdır ve çoğunluğunu plajın karşısındaki Kuştur Tatil Köyü’nde oturan turistler oluşturur.

                 Geçen gün Hamdi yine Kuştur plajındaydı. Kumsaldaki tesislerden gelen müzik sesleri eşliğinde bazen şezlongunda güneşleniyor bazen de mavi denizin serin sularına atıyordu kendisini.

                 Güneşlenirken bir ara iki turistin kendisine bakıp gülümsediğini fark etti.

                 O da onlara gülümsedi. Biraz yanlarına yaklaşıp hangi milletten olduklarını anlamaya çalıştı. Fransız olduklarını öğrenince okulda öğrendiği çat pat Fransızcası ile onlardan bir şeyler öğrenmeye girişti.

                  ‘‘Nerede kalıyorsunuz?’’

                  ‘‘Karşı tarafta Kuştur Tatil Köyü’nde.’’

                  ‘‘Nasıl memnun musunuz?’’

                  ‘‘Memnunuz, aslında Tatil Köyü bu yıl otel ve havuzunu yenilemiş, genişletmiş biz daha çok havuza giriyoruz. Ama bugün eski alışkanlık olacak denize girmeye geldik, çünkü geçmiş yıllarda da biz hep buradaydık. Alışkanlık var.’’

                   ‘‘Otelde sadece Fransızlar mı var?’’

                   ‘‘Hayır.Belçikalılar, Hollandalılar, Türkler, Ruslar da var.’’

                   ‘‘Benim adım Hamdi. Sizlerin ki?’’

                   ‘‘Adım Pierre, eşim Monik.’’

                   ‘‘Memnun oldum.Denizden, plajdan bir şikayetiniz var mı?’’

                   ‘‘Var.Denize girerken taşlar var bunlar bizim ayağımızı acıtıyor. Kayalıklar da var çarpacağız veya düşeceğiz diye korkuyoruz.’’

                   ‘‘Denizin temizliğini nasıl buluyorsunuz?’’

                   ‘‘Mösyö Hamdi, deniz çok temiz, çok berrak.’’

                   ‘‘Mösyö Pierre. Madem ki deniz çok temiz gülü seven dikenine katlanır. Gül dikensiz olmuyor.’’

                   ‘‘Pardon mösyö Hamdi, pek anlayamadım.’’

                   Hamdi çat pat gülü tarif etti, dikeni tarif etti. Gülün güzel bir çiçek olduğunu, mis gibi koktuğunu, fakat onu koklamak için çalıştığında insanın eline dikenlerinin batabileceğini anlatmaya çalıştı.

                   En nihayetinde Fransız çift durumu anladılar ve Hamdi’ye denizin taş ve kayalıklarına katlanacaklarını söylediler.

                   Kuştur plajında müzik, eğlence, dalgalar, yaz güneşi, kızgın kumsallar, deniz motorları, su sporları gırla gidiyordu. Kuşadası’nın kuzeyindeki bu bölgede hayat biraz daha değişikti .Güller ve dikenler bir araydı.


İzlenme Sayısı:222

  • PAYLAŞ