• Ana Sayfa
  • »
  • YAŞAMIN KIYISINDA SEVGİYİ SORGULAMAK

YAŞAMIN KIYISINDA SEVGİYİ SORGULAMAK


 Her günü sanki yaşamın kıyısındaymış gibi yaşamak bize kafamızda yaşamın nasıl olması gerektiğiyle ilgili resimler olduğunu anımsatır. Kaç kişi bir ilişkide o an mutlu oldukları halde “yirmi yıl sonra da yanımda olacak mısın?” sorusuyla kavga etmiştir.? Belki olacaklar, belki olmayacaklardır; gelecek bizim bileceğimiz bir şey değildi.

İnsanları o an içinde görmek, geçmişe ya da geleceğe odaklanmaktan daha zor olabilir. Uzun zaman önce yaptıkları bir şeyin anılarına kaç kere tutunmuşuzdur? Özür dilemiş ve değişmiş olmalarına karşın, mutsuz anıların o kişiler hakkındaki o günkü düşüncelerimize renklerini katmalarına kaç kere izin vermişizdir? Kendimize göre ajandalarımız, hatıralarımız var ve dahası hala onları cezalandırmak ya da onlara geçmişte kalan acıları göstermek isteriz. Sevdiklerimize karşı olan kanıtları bir araya getirip içerlemeleri biriktirerek duygularımıza tutunuruz. Geçmişte kalan anılara tutunursak, artık o kişileri sevmenin anlamını da yitiririz. Bu hoşa gitmeyen duygulara tutunmaktansa, incitildiğimiz zaman ve bizi inciten kişiye “Ah!” demeyi öğrenmemiz gerek. Bunu yapabilirsek ileri gidebiliriz.

Her ilişkinin bir ömür boyu sürmesi beklenemez; bazılarının bitmesi gerekir. Bazılarının elli yıl, bazılarının altı ay sürmesi beklenir. Bazı ilişkiler ancak bir kişi öldüğünde tamamlanır; bazıları kendilerini ömrümüz süresince tamamlar. Bir ilişkinin süresinde ya da nasıl biteceğinde asla yanlış bir şey yoktur. O sadece hayattır. Eninde sonunda, ilişkilere tam olmaları ya da olmamaları ve en iyi nasıl tamamlanabilecekleri açısından bakmak zorundayız.

Sevgi, bizim yönlendirmeye çalıştığımız yere gitmektense gitmek istediği yere gider. Sevgiyi yönlendirmekte her zaman başarılı olamayız. Yönlendirmeyi bıraktığımızda sevgi kendimiz için asla hayal bile edemeyeceğimiz harika ve sevgi dolu yerlere götürebilir bizi.. Ne dersiniz?  


İzlenme Sayısı:1023

  • PAYLAŞ